Yeme Bozukluğu Değil, Yorgunluk, Baskı ve Sessiz Bir Mücadele

Kızlar ilk blog yazıma benimde içerisinde bulunduğum ve mücadele ettiğim hepimizin bir yerde yaşadığı bir şeyden bahsetmek istiyorum:
yeme bozukluğu, duygusal yeme, kontrolsüz atıştırma, suçluluk döngüsü…
Bunu yaşayan o kadar çok kadın var ki ; anne olan, öğrenci olan, çalışan, spor yapan, yapmaya çalışan.
Ve biliyor musunuz ?
Bu sizin suçunuz değil.
Gerçekten değil.
HER ZAMAN YEMEKLE ALAKALI DEĞİL, HAYATLA ALAKALI..
Bazen tüm gün ev, çocuk, yoğun iş hayatı derken kendimizi kaptırıp tüm gün yemek yiyemiyor, akşam yorgun düşüp nefes aldığımız o ilk fırsatta dolaba saldırıyoruz.
Ee çünkü stresliyiz, kırgınız, yorulmuşuz, dinlenememişiz .15 dk bile olsa keyifli bir kahve molası verip kendimizi dinleyememişiz… Gün boyu kendimizi sıkıp, duygumuzu bastırıp, molayı erteleyince… akşam o dolap kapısı sadece “yemek” değil, bir nevi “ nefes alma” yolu oluyor.
Gerçek şu: sorun sizde değil.
Sorun, üzerimize yüklenen baskılarda.
NEDEN OLUYOR SENCE ?
bakın ben bu durumu asla “iradesizlik” olarak bakmıyorum.Çünkü ;
• Duygusal yük birikiyor ; gün içerisinde o kadar duygu yaşıyoruz ki, bir yerden çıkmak zorunda.Çoğu kadın duygusunu yemekle bastırıyor, çünkü en kolay kaçış yolu bu.
• Kısıtlama döngüsü tetikleniyor ; Ne zaman “ bunu yemiyeceğim, bunu yasakladım” desek o şey iki katı çekici oluyor.Besin “yasak” kelimesini hiç semiyor 🙂
• Stres hormonları iştahı etkiliyor ; Kortizol yükseldiğinde iştah artıyor. Bu bilimsel bir tepki, karakter değil !
• Toplumsal beden baskısı çok ağır geliyor ; Hepimiz bir “ ideal görüntüye” yetişmeye çalışıyoruz. Bu baskı hem ruhumuzu hem de yeme davranışını bozuyor.
PEKİ NE YAPIYORUZ GURL ?
Kızlar… böyle anlarda yapacağımız şey aslında kendimize savaş açmak değil, tam tersine kendimize biraz daha anlayış göstermek. Öncelikle suçlamayı bırakıyoruz; çünkü suçluluk duygusu bu döngüyü en çok besleyen şey.
Gün içinde ufak bir düzen kurmak bile çok fark ettiriyor, öğün atlamamaya çalışmak gibi… çünkü gün boyu aç kalınca akşam o kontrolsüz anlar kaçınılmaz oluyor.
Yıllarca üyelerimden, öğrencilerimden ve en önemlisi kendimden deneyimlerime göre en bir şeyi kendimize yasaklamıyoruz; çünkü yasakladıkça beynimiz o şeyi daha çok istiyor, izin verince büyüsü bozuluyor.
Yemek yemeden önce durup kendimize bir soruyoruz: “Gerçekten aç mıyım, yoksa yorgun, kırgın ya da stresli olduğum için mi bir şeylere sığınıyorum?” Bu soruyu sormak bile bazen döngüyü kırabilir.
Ve ve ve kızlar! Hareket ediyoruz..ama ceza olarak değil kızlar; bedenimizi sakinleştirmek, nefes almak için. Ve en önemlisi de, kendimize biraz daha şefkat göstermek için. Bir arkadaşımıza gösterdiğimiz yumuşaklığı kendimize gösterdiğimizde her şey değişiyor.
KIZLAR.. SON SÖZÜM
Yeme bozukluğu, duygusal yeme kontrolsüz anlarımız.
Bunların hiç biri sizi zayıf yapmaz.
Sizi yetersiz yapmaz.
Sizi başarısız yapmaz.
Bu, birçok kadının sessizce verdiği bir mücadele.Siz sadece fark ettiniz ve çözmek istiyorsunuz- bu bile büyük bir adım.
Ve unutmayın ;
Bedeniniz düşman değil.
Sizi korumaya çalışıyor.
Ve ne olursa olsun, asla yalnız değilsiniz.
Ben de burdayım 🙂
Beraber iyileşeceğiz <3 velit.